3 Aralık 2020 Perşembe


     3 ARALIK ENGELLİLER GÜNÜ

    Yıl içerisindeki 365 günün bazı günleri özel günler olarak ilan edilmiş ve her yıl tekrarlanarak kutlanmakta. Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, Şehitler Günü gibi birçok gün. Hepsi kendine göre özellikler taşısa da ortak bir yönleri var: İnsanlar tarafından çok değer verildiği için ortaya çıkmaları. Bu günlerden bir tanesi de 3 Aralık Engelliler Günü. 

    Engelliler Gününün kutlanması bile insanlar tarafından tüm engelli türdaşlarımıza ne kadar değer verildiğinin bir kanıtı. Ama asıl soru: Böyle bir günün kutlanması gereken değeri vermek için tek başına yeterli mi? Cevap : Tabi ki de hayır. Neden hayır cevabını aldığımızı anlamanın tek yolu sanırım empati kurabilmekten geçiyor. Çevremizde nadiren engelli türdaşlarla karşılaşıyor olabiliriz. Yani ortalama yaklaşık olarak günde 3 saniye. Bu üç saniye onları anlayabilmemiz için yeterli bir süre değildir diye düşünüyorum. Ama yine de düşünebiliriz. En azından şu 3 Aralık Günü birkaç saatimizi sadece onları anlayabilmek için onlara nasıl yaklaşmamız gerektiğini ve hak ettikleri değeri nasıl verebileceğimizi düşünerek geçirebiliriz.

    Bir engelli türdaşımız engeli nedeni ile kendisini farklı ve eksik hissediyor olabilir. Yapmak istedikleri konusunda yetersizlik hissediyor da olabilir.  Hatta dışlanma korkusu ile sürekli mücadele etmek zorunda hissediyor bile olabilir. Ve bunun gibi birçok olumsuz his. Her ne kadar biz bunun engelli türdaşımızın kendi hayata bakışından kaynaklandığını düşünsek de bu doğru değil. Bu durumu onlara hissettirenler bizleriz. Onlarca kusur barındırmamıza rağmen herkesten kusursuzluğu bekleme tavrımız ve sanki dünyada tek yol tek doğru varmışcasına farklı olan hiçbir şeyi kabul etmiyor oluşumuz. Evet belki bu davranışlarımız tüm insanlığa karşı. Ama bu durumdan en çok da engelli türdaşlarımız etkileniyor. Çünkü onlarda ego yok, çünkü onlar herkesi olduğu gibi kabul etmeye hazır. Bizler yeterince hazır değiliz herkesi olduğu gibi kabul etmek için...

    Ben düşünmek istedim, anlamak istedim. Engelli türdaşım ayrıcalık istemiyor, özel ilgi beklemiyor, tek derdi olduğu gibi kabul edilmek. Tıpkı engelsiz dediğimiz diğer türdaşlarımız gibi. Oldumuz gibi kabul edilmek. O zaman: Engel mi ? Ne engeli ? Ya herkes engelli ya da hiç kimse...


Muhip SERETAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

EN SON YAYINLANANLAR

Projemizin Değerlendirilmesi

 Geleceğe Dokunan Eller eTwinning projemizi bitirmiş bulunmaktadır. Gerek öğretmen arkadaşlarla gerekse öğrencilerimizle keyifli, bilgilendi...

EN ÇOK GÖRÜNTÜLENENLER